SEYAHATLER

12 Oca 2025

Yaratıcılığın Sınırları: Hoover Barajı

"Hoover Barajı, insanın doğayı şekillendirme kabiliyetinin bir simgesidir." Herbert Hoover

Blog cover image

Amerika’nın Büyük Buhran döneminde, sadece ekonomik bir kurtuluş projesi değil, aynı zamanda mühendislik tarihine kazınacak bir şaheser olan Hoover Barajı inşa edildi. Geçtiğimiz yaz aylarında bu devasa yapıyı ziyaret etme şansı buldum ve bu yazıda - nihayet - notlarımı ele alıyorum.

Proje, Amerika’daki Büyük Buhran döneminde hayata geçirilmiştir. Ekonomiyi canlandırmak, istihdamı artırmak, tarımsal sulama ve elektrik üretimi gibi projeleri desteklemek amacıyla inşa edilen Hoover Barajı, inşasının tamamlandığı 1936 yılı itibarıyla dünyadaki en yüksek baraj olma unvanını taşımaktaydı. Hoover Barajı, yılda ortalama 9 milyon ziyaretçiyle dünyanın en popüler barajı konumunda.

Blackrock Kanyonu üzerinde akan Colorado Nehri üzerine inşa edilmiş olan baraj, Nevada ile Arizona eyaletlerinin sınır çizgisinin üzerinde yer alıyor. Nevada ve Arizona sınırındaki Hoover Barajı’nda üretilen elektrik, bu eyaletlerle birlikte Kaliforniya’nın enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılıyor. Ayrıca enerji sağlamanın yanı sıra, mevsimsel olarak değişen su miktarının oluşturduğu değişken debilerin kontrolüyle sellerin oluşumunu da engelliyor. Las Vegas gibi yoğun nüfuslu bir şehrin su ihtiyacının önemli bir kısmını da Hoover Barajı karşılıyor.

Barajın inşası aşağıdaki görselde de anlaşılacağı üzere kayaların arasından akan Colorado Nehri’nin ve kayalık bir bölgenin üzerine yapılmış. Kayaların üst katmanlarındaki göreli olarak yumuşak katman patlatılarak sert kaya zeminine ulaşılmış ve bu dev yapı inşa edilmiş. İnşanın tamamlanabilmesi için akan nehrin yönünün değiştirilmesi bile başlı başına bir mühendislik problemi olmuş.

Aşağıdaki ilk görseldeki Colorado Nehri ile Lake Mead arasındaki bölgeye inşa edilecek olan baraj için nehrin akışı dört farklı kola dağıtılmış ve set çekilerek kurutulmuş ara bölgeye baraj inşa edilmiş. Dört farklı tünel oluşturularak nehrin akış yönünün sapdırılması süreci 18 ay sürmüş ve bu tünellerin açılması sürecinde sadece bu amaca uygun makineler geliştirilerek tüneller açılmış ve güçlendirilmiş (Tüm detaylarını açıklayan bir videoyu yazının sonunda paylaştım). Tünellerin açılması sürecinde elde edilen molozlar ise baraj inşa alanının başında ve sonunda kayalık tepeler oluşturulmak için kullanılmış. Projenin tamamının 5 yıl gibi kısa bir sürede tamamlanmasına karşın, toplam sürenin üçte biri baraj inşa alanını hazırlamaya başlamak ile geçmiş.

Barajın set çektiği duvar ile Colorado Nehri’nden gelen suyun birikmesi üzerine, su 4 adet dikey kulenin (Intake Towers) içine akıyor ve suyun sahip olduğu potansiyel enerji kinetik enerjiye dönüşüyor. Su türbinleri çevirerek enerji üretiyor.

Yapımında San Francisco’dan New York’a yol yapılacak kadar beton kullanılmış olan Hoover Barajı’nın sahip olduğu ünü hakettiğini aşağıdaki iki videoyu izleyince anlayacaksınız. Proje başından sonuna kadar problem çözme süreci içeren harika bir yapıt. Animasyonlu anlatım ise blog yazısında açıklanamayacak kadar güzel ele alınmış.



Baraj beslediği bölge itibarıyla oldukça stratejik öneme sahip. Amerika’nın savunma ve havacılık faaliyetlerinin en önemli şirketlerini barındıran Los Angeles şehri, barajın hizmet ettiği alanda bulunmakta. İkinci Dünya Savaşı döneminde Amerikan Hava Kuvvetleri’nin ihtiyaçları yüksek oranda bu bölgedeki şirketler tarafından karşılanıyordu ve bu nedenle Nazilerin hedefi haline gelmişti. İki Alman ajanı barajı her açıdan fotoğraflamış ve dikey kulelerin patlatılması ile barajı devre dışı bırakmayı amaçlamışlardı. Balık tutma gezisi amaçlı kiralanacak teknelerle kulelere olabildiğince yaklaşıp havaya uçurmayı hedefledikleri saldırı, Amerikan istihbaratının bölgeyi tamamen erişime kapatması ile sonuçlandı ve saldırı engellenmiş oldu. Daha detaylı bilgiye linkteki yazıdan erişebilirsiniz.

Barajın sosyal, ekonomik ve stratejik öneminin yanı sıra, bir diğer önemi ise bu barajın turistik aktivitelere açık olması nedeni ile çocukları ve gençleri büyülemesi ve mühendisliğe olan ilgiyi artırmasıdır. Bu sayede ziyaret etme şansı bulan birçok çocuk ve genç bu yapılardan ilham alıyor. Bu yapıların halka açılması sayesinde, "Bu bilgi benim ne işime yarayacak?" sorusunu soran çocuklar, teorik bilgilerin nasıl hayata geçirildiğini canlı bir şekilde görebiliyor.

Ülkemizdeki yapılardan da benzer şekilde ilham alınabilir. Bu noktada kendimizi eleştirmeli ve geliştirmeliyiz. Örneğin, Atatürk ve Keban Barajı gibi yapılar halka açılarak turizme kazandırılabilir. Bu sayede hem gençler bilim ve mühendisliğe teşvik edilebilir hem de tesisler ekonomik fayda sağlayabilir. Bir barajın sadece enerji üretiminden ibaret olmadığını görmek, çocukların geleceğine ilham vermek adına harika bir adım olacaktır.

Fazla merak iyidir.
Takipte kalın!

Fazla merak iyidir.
Takipte kalın!

Fazla merak iyidir.
Takipte kalın!