DENEMELER

29 Mar 2025

Bilgi Denizinde Boğulmak

"Hem bilmişlik çağındayız, hem de ahmaklık"

Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi, gelmiş geçmiş en kötü günlerdi; hem bilgelik çağıydı hem ahmaklık; hem inancın devriydi hem şüpheciliğin; hem aydınlık hem karanlık bir mevsimdi; umudun baharı, umutsuzluğun kışıydı; hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu…

Charles Dickens, İki Şehrin Hikâyesi adlı eserinde bu sözleriyle 250 yıl önce yaşanan büyük toplumsal değişimleri ve karmaşayı tasvir ediyordu. Hem umut hem de kaos içinde bocalayan insanların Fransız İhtilâli gibi büyük bir dönemin eşiğinde bulunduğu dünya için yer verilen bu sözler, ilginçtir ki bugünün çelişkilerini de yansıtıyor.

Ancak içinde bulunduğumuz dönem, bir açıdan oldukça ayrışıyor bu sözlerin tasvir ettiği dönemden. Artık “hem bilgelik hem ahmaklık” çağında değiliz. Çünkü bilgelik kavramı anlamını yitirdi. Eskiden bilgelik, derin düşünceyle, gözlemle ve deneyimle şekillenirken, bugün bilgiye erişimin kolaylaşmasıyla birlikte bilgelik yerini yüzeyselliğe bıraktı.

Artık öğrenmek, bir konuya vakit ayırmak ve onu içselleştirmek anlamına gelmiyor; aksine, hızlıca tüketip bir sonraki bilgiye geçmek anlamına geliyor. Hayatı 10 saniyelik videolar ile geçiştirerek sonsuz döngülerin içine hapsolmuşken deneyimin kendisinden yoksun oluyoruz. Tüketim toplumunun gerektirdiği gibi olabildiğince hızlı, çok ve farklı içerikler tüketiyoruz. Derinleşmek yerine yüzeyde kayıyoruz. Ancak bilgi denizinde derinleştikçe değil, yüzeyde kaldıkça boğulacağımızın farkında değiliz.

Leonardo da Vinci, Mona Lisa'yı 14 yıl boyunca yanında taşımış. Tıpkı yanında taşıdığı 40 kitaplık bir koleksiyon gibi. Günümüzün mühendislik, anatomi, tıp, mimari, fizik, astronomi ve hidrodinamik gibi alanlarda yaptığı katkılar ne bir üniversite diplomasından ne de yüzlerce kitap okuyarak dâhiyaneleşmesinden geliyordu. Hayatı boyunca yanından ayırmadığı bu kitapları derinlemesine okumuş, benimsemiş ve deneyimlemişti.

Birçok eserini henüz tamamlamamıştı ve hayatı boyunca aldığı notları (codexler) kişisel kullanımı için tutmuştu. Hızlı okuma kurslarına katılmamış, herhangi bir kitap yayımlamamış, motivasyon ayinlerine servet yatırmamış, popüler dergilerde makaleler yayımlamamıştı. Kendi için tuttuğu notların büyük çoğunluğu günümüze bile ulaşamadı. Bilgi denizinin derinliklerine öyle dalmıştı ki, onu ve bildiklerini oradan çekip kurtarmak mümkün olmadı.

Bugün, bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay ama onu anlamak ve derinleştirmek hiç olmadığı kadar zor. Bilginin bolluğu, onu daha değerli hale getirmek yerine sıradanlaştırdı. Ayrıca, bilginin yüzeyine dokunan birçok insan kendini bilgin atfediyor. Bu nedenle, içinde bulunduğumuz çağa “hem bilmişlik hem ahmaklık çağı” demek hiç de yanlış olmaz.

Fazla merak iyidir.
Takipte kalın!

Fazla merak iyidir.
Takipte kalın!

Fazla merak iyidir.
Takipte kalın!