SEYAHATLER, DOĞA / İKLİM

9 Şub 2025

St. Beatus Mağaraları ve Zamanın İzleri

"Yeraltı mağaraları, binlerce yıl öncesine ait iklim ve çevresel değişimlerin kayıtlarını tutuyor"

Günlük hayatımızdaki tüm deneyimlerimizi ve hafızamıza kazınan anıları yeryüzünün yüzeyinde ediniriz. Bu yüzden, çoğumuz için yaşam, yalnızca gezegenin yüzeyiyle sınırlıymış gibi görünür. Ancak ayaklarımızın altında güneşin ışıklarının erişemediği, rüzgârın uğultusunun duyulmadığı başka bir dünya vardır.

Bu dünyada, yeraltı sularının milyonlarca yıl boyunca kayaları sabırla oyması, doğanın en büyüleyici eserlerinden bazılarını ortaya çıkarır. Bu mağaralar, aynı zamanda gezegenin tarihini ve iklim değişikliklerini saklayan doğal arşivlerdir. Bu arşivlerden biri olan, İsviçre’nin Thun Gölü kıyısındaki St. Beatus Mağaraları’na yaptığım ziyaretten edindiğim notları bu yazıda derledim.

Yeraltı Sularının Şekillendirdiği Bir Dünya

Efsanelere göre bu mağaralar, 6. yüzyılda İrlandalı keşiş Aziz Beatus’un bir ejderhayı mağlup ederek sığındığı yer olarak biliniyor. Ancak dini ya da mitolojik olgulardan ziyade, mağaranın asıl gizemi, içinde barındırdığı milyonlarca yıllık jeolojik mirasta saklıdır.

Bu devasa mağara sistemi, yeraltı sularının milyonlarca yıl boyunca kireçtaşı kayalarını oymasıyla oluşmuştur. Bugüne kadar yaklaşık 14 kilometrelik bölümü keşfedilmiş, ancak yalnızca 1 kilometrelik kısmı ziyaretçilere açıktır. Mağaranın iç sıcaklığı yıl boyunca 8 - 10°C arasındadır. Özellikle yaz aylarında ziyaret ettiğinizde, aniden serinleyerek bir buzdolabına girmiş gibi hissedebilirsiniz. Bu stabil sıcaklık, mağaranın içinde devam eden jeokimyasal süreçler için de ideal bir ortam oluşturuyor.

Etkileyici Jeolojik Yapılar

St. Beatus Mağaraları, kireçtaşı gibi çözünür kayaçların yeraltı suları tarafından binlerce yıl boyunca aşındırılmasıyla oluşmuştur. Bu mağaradaki sarkıtlar, dikitler ve sütunlar, binlerce yıl boyunca damlayan mineralli suların tortulaşmasıyla meydana gelmiştir.

  • Sarkıtlar: Tavandan sarkan kalsit oluşumlarıdır. Bunlar, mağara tavanından damlayan suyun içerdiği minerallerin zamanla birikmesiyle oluşur.

  • Dikitler: Mağara tavanından damlayan suyun içerdiği minerallerin zeminde birikmesiyle zamanla yukarı doğru büyüyen oluşumlardır.

  • Sütunlar: Mağara tavanından sarkan sarkıt ile zeminden yükselen dikitin birleşmesi sonucu oluşan, tavandan tabana uzanan dikey bir mineral oluşumudur. Bu birleşim binlerce hatta milyonlarca yıl alabilir. Aşağıdaki görselde belirgin bir sütun yok, ancak birkaç aday var diyebiliriz.

Mağaranın içinde farklı renk ve şekillerde mineral birikimlerini görmek mümkündür. Paylaştığım görsellerdeki oluşumlar benzer renklere sahip olsa da, bu oluşumların renkleri içerdikleri minerallere bağlı olarak değişebilir.

  • Beyaz → Saf kalsit (CaCO₃)

  • Sarı & Kahverengi → Demir oksitler (Goethit - FeO(OH))

  • Kırmızı → Hematit (Fe₂O₃)

  • Siyah → Manganez oksitler

  • Yeşilimsi & Mavimsi → Bakır bileşikleri

Ilıman iklim koşullarında, bir dikit yılda yaklaşık 0,1 mm büyür. Bu hızla, 1 metre yüksekliğe ulaşması yaklaşık 10.000 yıl sürer. Yani, 1 metre yüksekliğindeki bir dikit, yaklaşık 10.000 yıl önce oluşmaya başlamış demektir. Bu da insanlık tarihinin Neolitik Çağ'ına, yani tarımın ve yerleşik hayatın başladığı döneme denk gelir.

Sarkıt ve Dikitlerin Paleoiklimdeki Önemi

Sarkıt ve dikitler, binlerce yıllık iklim kayıtlarını çözümlemek için en güvenilir kaynaklardan biridir. Arkasında yatan süreç şu şekilde özetlenebilir:

  1. Mağara içindeki damlalar yüzeydeki yağışlardan gelir ve yeraltına sızarak mağaraya ulaşır.

  2. Yağış, toprak içinden süzülürken, bölgedeki bitki örtüsünün yoğunluğu ve türüne bağlı olarak karbon izotoplarını da alır.

  3. Yağıştan gelen su, mağaradaki dikitlerin ve sarkıtların üzerinde yeni mineral katmanları oluşturur.

  4. Her yeni mineral katmanı, o dönemdeki çevresel koşullara ait karbon ve oksijen izotoplarını saklar.

  5. Eğer iklim veya bitki örtüsü değişirse, izotopik değerler de değişir ve bu değişim sarkıt ve dikitlerin yeni katmanlarına yansır.

Bu sayede, sarkıt ve dikitlerin katmanlarını analiz ederek binlerce yıl öncesine ait yağış rejimlerini, sıcaklık dalgalanmalarını, kuraklık periyotlarını, bitki örtüsünün değişimini ve volkanik aktiviteleri tespit edebiliriz.

Sarkıt ve Dikitlerin Analizi

Avustralya’daki Cutta Cutta Mağaraları’ndan bir dikit kesiti incelendiğinde, beyaz ve kahverengi katmanların akan suyun kimyasındaki değişimleri yansıttığı görülüyor. Beyaz katmanlar, yağışın fazla olduğu dönemleri, koyu katmanlar ise kurak dönemleri temsil eder.

  • Bu dikit ortalama 330 mm yüksekliğe ulaşmış ve 8.000 yıl boyunca büyümüş.

  • Yılda ortalama 0,041 mm büyüme hızına sahip, bu da ortalama büyüme hızının (0,1 mm/yıl) altında olduğunu gösteriyor.

  • Bu durum, düşük yağış, soğuk iklim veya mağara içindeki su akışının sınırlı olduğunu düşündürüyor.

  • Renk değişiklikleri, ani iklim değişikliklerine işaret ediyor olabilir.

Dikitin merkez hattındaki düzensizlikler incelenerek bölgenin tektonik hareketleri de araştırılabilir. Aşağıda yer alan kesit, Mersin bölgesindeki bir mağaradan paleosismoloji incelemeleri için alınan bir dikite aittir. Eksendeki sapmaların tarihleri, mağaranın bulunduğu bölgede geçmişte meydana gelen depremlerle büyük ölçüde örtüşmektedir.

Bu jeolojik yapıların incelenmesi, geçmişteki iklim koşulları ve çevresel değişimleri anlamamıza yardımcı olur. Ayrıca, gelecekteki su hareketlerini, mağara oluşum süreçlerini ve tektonik aktiviteleri daha iyi anlamamızı sağlar. Yani binlerce yıllık bu doğal arşivler, geçmişi okuyarak geleceğe ışık tutmamıza olanak tanır.

Fazla merak iyidir.
Takipte kalın!

Fazla merak iyidir.
Takipte kalın!

Fazla merak iyidir.
Takipte kalın!